|
Yargıtay Kararı: Beraat Eden
Sanık Yararına AAÜT gereğince Avukatlık Ücreti Takdiri CMK'na
Uygundur .
Beraat eden sanık yararına
avukatlık ücretine hükmedilmesine ilişkin Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesinin 13/5 maddesinin CMK na uygun olduğuna dair Yargıtay
8. Ceza Dairesi Başkanlığı' nın 25.02.2008 tarih ve 2007/13484
E. 2008/1110 K. sayılı kararı eklenmiştir.
Karar metni
İşkence yapmak suçundan sanıklar
Y.Ö, A.İ.B ve M.D haklarında yapılan yargılama sonucunda
sanıkların beraatine, 2007 yılı Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesinin 12/5 maddesi uyarınca, sanıklar vekalet ile temsil
edildiğinden, 1000 Yeni Türk Lirası maktu ücreti vekaletin
hazineden alınarak sanıklara verilmesine dair (ESKİŞEHİR) Ağır
Ceza Mahkemesinin 16.02.2007 tarih, 2005/255 esas, 2007/51
sayılı kararı ve dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, beraat eden
sanık lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi
gereğince hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de,
1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanunu’nda beraat eden sanık yararına vekalet ücretine karar
verileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden,
yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle
5271 sayılı CMK nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın
bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel
Müdürlüğünün 13.11.2007 gün ve 57424 sayılı kanun yararına bozma
istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 11.12.2007 gün ve KYB/2007-57424
sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdi kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun
168. maddesi ile “yargı yerlerindeki işlemler ile diğer
işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin” belirlenmesi görevi
Türkiye Barolar Birliğine (TBB) verilmiş ve TBB’de Avukatlık
Asgari Ücret Tarifesinin (Tarife) 13/5. madde-fıkrası ile beraat
eden sanık yararına vekalet ücretini hazinenin ödemesine ilişkin
düzenlemeyi yürürlüğe koymuştur.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanunu’nun (CMK) 324/1. madde-fıkrasına göre avukatlık ücreti
yargılama giderlerinden olup ve yine aynı CMK.nun 327/2.
madde-fıkrası uyarınca beraat eden “kişinin önceden ödemek
zorunda kaldığı giderler, Devlet Hazinesince üstlenilir.” Öte
yandan “29.5.1957 günlü 4/6 ve 2.5.1956 günlü 4/3 sayılı
İçtihadı Birleştirme Kararlarında da yargılama giderlerinin
neler olduğu sayılmış; karşı tarafa yüklenecek olan avukatlık
ücretinin de bu giderler arasında olduğu açıkça belirtilmiştir.”
(Murat Aydın; Beraat Eden Sanık Yararına Avukatlık Ücretine
Hükmedilmesi Kanuna Aykırı Değildir. “ Terazi Aylık Hukuk
Dergisi, Sayı:18, Şubat 2008, s.159-167) Mülga CMUK.nun 409.
maddesinin 2. fıkrasındaki “Bir kimsenin evvelce ödemek
mecburiyetinde kaldığı masraflar, Devlet hazinesine tahmil
olunabilir.” Şeklindeki düzenleme ile CMK.nun 327/1.maddedeki
düzenlemenin aynı olduğu ve CMUK.nun meriyette olduğu evrede
uygulamanın ve özellikle Tarife’nin bu biçimde düzenlenmediği
ileri sürülebilirse de (Bknz. Zekeriya yılmaz; Beraat Eden Sanık
Yararına Vekalet Ücretine Hükmedilmesine İlişkin Tarife Hükmünün
Kanuni Bir Dayanağı Bulunup Bulunmaması Sorunu” Terazi Aylık
Hukuk Dergisi, Sayı:15, Kasım 2007, s.71-82)Tarife’nin 13/5.
madde-fıkrasındaki hükmü geçersiz kılmayacaktır. Kaldı ki
“CMK.nun 150/1. maddesi uyarınca; hakkında bir ceza davası
açılan kişi bir müdafii (avukat) seçebilecek durumda olmadığını
beyan ettiği” takdirde kendisine baro tarafından görevlendirilen
bir avukat atanacak, sanık bu avukata herhangi bir ödeme
yapmayacak ve ücreti de HAZİNE tarafından karşılanacağı gibi
dava sonunda beraat etmesi halinde de önceden ödenen bu ücret
HAZİNE üzerinde kalacaktır. CMUK.nun meriyette olduğu dönemde de
aynı düzenleme mevcut olmasına karşın, Tarife’nin 13/5. maddesi
hükmü bulunmadığından avukatla kendisini temsil ettiren ile Baro
tarafından müdafii tayin edilen sanık arasındaki eşitsizlik
tarifenin anılan hükmüyle de giderilmiş bulunmaktadır.
Beraat eden sanığın CMK.nun 141. ve
devamı maddeleri uyarınca bu konuda dava açma imkanı da
bulunmadığı gözetildiğine ki anılan ve davamı maddelerinin yer
aldığı bölümün başlığının “Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat”
olması ve ancak bu maddede belirtilen sayılı ve sınırlı
nedenlerle dava açılabilmesi ve bunların içinde de beraat eden
sanığın önceden avukatına ödediği ücretin yer almaması CMK.na
göre ceza yargılamasında davayı münhasıran Cumhuriyet Savcısının
açmak durumunda olması ve bunu da Türkiye Cumhuriyeti devleti
adına yapması ve dolayısıyla davada Devletin taraf olması
karşısında Tarifenin 13/5.maddesindeki düzenlemenin doğru ve
yerinde görülmesi gerektiği nazara alınarak Yüksek Adalet
Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.11.2007 gün ve 57424
sayılı yazılarına atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 11.12.2007
gün ve 256243 sayılı kanun yararına bozma istemli ihbarname
içeriği yerinde görülmediğinden Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin
16.2.2007 tarih ve 2005/255 esas, 2007/51 sayılı kararının kanun
yararına bozma talebinin (REDDİNE), dosyanın Yüksek Adalet
Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına
tevdiine, 25.2.2008 günü oybirliğiyle karar verildi.
(Y. 8. C.D. 25.2.2008 gün
2007/13484 esas, 2008/1110 karar sayılı)
|